Tasarım Aboneliği mi, Ajans mı, Freelancer mı?
Selçuk AkerYayımlandı:

Yaklaşık 3 dakika okuma
Üçü de aynı işi yapabiliyor ve üçü de doğru seçim olabilir. Fark işin kendisinde değil, çevresinde: kim karar veriyor, marka dili nasıl korunuyor, yoğunlukta ne oluyor.
Aşağıda üç modelin gerçekten nerede ayrıştığı ve hangi durumda hangisinin uyduğu.
Freelancer
Uyduğu durum: belirli, tanımlı ve tek seferlik bir iş. Bir katalog, bir logo, bir afiş.
Güçlü yanı: doğrudan iletişim ve düşük sürtünme. Arada proje yöneticisi yok; işi yapan kişiyle konuşuyorsunuz.
Zayıf yanı: kapasite tek kişiye bağlı. Yoğunlukta ya da tatilde yedek yok. Ayrıca uzmanlık dar: aynı kişi hem katalog hem arayüz hem video yapıyorsa üçünde de ortalama kalma ihtimali yüksek.
Süreklilikte ne oluyor: marka hafızası kişide birikiyor, bu iyi. Ama kişi ayrılırsa hafıza da gidiyor.
Ajans
Uyduğu durum: çok disiplinli, süregelen ve koordinasyon gerektiren iş. Marka, web, katalog ve sosyal aynı anda yürüyorsa.
Güçlü yanı: kapasite ve disiplin çeşitliliği. Bir işin farklı parçaları farklı kişilerce yapılabiliyor ve marka dili tek yerden korunuyor.
Zayıf yanı: küçük işler için ağır kalıyor. Tek bir afiş için ajans yapısını devreye sokmak hem size hem karşı tarafa gereksiz yük. Ayrıca kimin çalıştığı her zaman görüşmedeki kişi olmuyor.
Süreklilikte ne oluyor: en güçlü olduğu yer burası — marka hafızası kuruma birikiyor, kişiye değil.
Tasarım aboneliği (aylık destek)
Uyduğu durum: düzenli ama küçük parçalı iş akışı. Ayda birkaç sosyal görsel, bir sunum, ara ara bir broşür.
Güçlü yanı: her iş için yeniden teklif alma ve pazarlık yok. Talep kuyruğa giriyor, sıra belli.
Zayıf yanı: modelin kendisi değil, nasıl kurulduğu risk taşıyor. "Sınırsız" vaadiyle satılan aboneliklerde sınır sözleşmede değil kuyrukta duruyor: iş birikiyor, teslim yavaşlıyor ve fark üçüncü ayda görülüyor.
Bakılacak tek şey: aynı anda kaç işin yürüdüğü yazılı mı? Yazılı değilse o abonelik bir kapasite taahhüdü değil, bir umut.
Karar veren dört soru
1. İş hacminiz düzenli mi, dalgalı mı?
Düzenliyse abonelik ya da ajans. Yılda iki üç iş çıkıyorsa freelancer — sürekli bir anlaşma boşa duracak.
2. Kaç farklı disiplin gerekiyor?
Yalnız grafik ise üçü de olur. Marka, web, arayüz ve içerik birlikte gerekiyorsa tek kişiden almak zorlama olur.
3. Marka dilinin ne kadar korunması gerekiyor?
Çok markalı ya da çok mecralı bir yapıda dil tek yerden korunmalı. Her işi farklı yere vermek, altı ayda görünür biçimde dağılmaya yol açıyor.
4. İçeride karar verecek biri var mı?
Yoksa freelancer modeli zorlanıyor: brief eksik gidiyor, gelen iş değerlendirilemiyor ve revizyon turları uzuyor. Bu durumda kreatif yönü de sağlayan bir yapı gerekiyor.
Karşılaştırma
| | Freelancer | Ajans | Aylık abonelik | |---|---|---|---| | Uygun iş | tek seferlik | çok disiplinli, süregelen | düzenli, küçük parçalı | | Kapasite | tek kişi | ekip | yazılı eşzamanlı sınır | | Marka hafızası | kişide | kurumda | kurumda | | Küçük iş sürtünmesi | düşük | yüksek | en düşük | | Yoğunlukta | yedek yok | esner | kuyruk uzar |
Karma model sık ve mantıklı
Çoğu şirket için doğru cevap tek bir model değil: rutin üretim aylık anlaşmada, büyük projeler ayrı kapsamda, çok özel bir iş için de o işin uzmanı freelancer.
Önemli olan marka dilinin nerede korunduğu. O tek bir yerde duruyorsa kimin ürettiği ikincil hâle geliyor.
Creative House'ta aylık çalışmanın nasıl kurulduğunu — kapasite ve sıra düzeni dahil — aylık tasarım desteği sayfasında yazdım. Kreatif yönün dışarıdan sağlanması konusu ise kreatif direktörlük sayfasında.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

selcukaker



